6 Aralık 2018
26 Kasım 2018
16 Mart 2017
BAŞKANLIK SİSTEMİ: DENETLEME VE DENGE
Cumhuriyet Akademi 15 Mart 2017
Dikran M. ZENGİNKUZUCU
Türkiye 16 Nisan’da yeni bir
Anayasa değişikliği için halkoylamasına gidiyor. Bu Anayasa değişikliği
sürecini kısaca hatırlamak gerekirse 2007 yılında yaşanan Cumhurbaşkanı seçimi
krizi ardından yeni Cumhurbaşkanının seçilmiş olmasına karşın yapılan Anayasa
değişikliği halkoylaması sonucu Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıla indirildi
ve en fazla iki dönem halk tarafından doğrudan seçilmesi kabul edildi. 12 Eylül
2010 Anayasa değişikliği halkoylaması ardından ise yeni ve bütünsel bir Anayasa
yazımı için Meclis’te grubu bulunan 4 siyasal partinin katılımıyla oluşturulan
“Uzlaşma Komisyon”u 2011 – 2013 arasında çalışmalarını sürdürdü. Bu çalışmalar
çoğu Temel Hak ve Özgürlüklerle ilgili 59 Maddede mutabakat sağlanmış olmasına
karşın sonuçsuz kaldı. Bu çalışmalar sırasında AKP Başkanlık sistemi, diğer
partiler ise parlamenter sistem öneriyorlardı. Türkiye’de Başkanlık sistemi
tartışması
5 Ekim 2014
Zorunlu din dersi
Evrensel Pazar 5 Ekim 2014
Dikran M. ZENGİNKUZUCU
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde tarihi sözlerinden birine daha imza attı. Erdoğan geçen hafta Yeşilay amblemi altında yaptığı konuşmada AİHM’nin bir kararına kızarak şöyle konuştu: “Dünyanın hiçbir yerinde zorunlu fizik dersinin, zorunlu kimya, zorunlu matematik dersinin tartışma konusu olduğunu göremezsiniz. Ne hikmetse zorunlu din kültürü ve ahlak dersi her zaman tartışma konusu olur.”
İlk okunduğunda ne demek istediği pek anlaşılamayan, espri konusu olan ancak amacı ve doğrultusu çok tehlikeli bir yöne gidecek bu anlayış Erdoğan tarafından “Zorunlu din kültürünü kaldırırsanız onun yerine uyuşturucu, şiddet, ırkçılık gelir” şeklinde savunuldu. Ardından da Davutoğlu konuyla ilgili zorunlu din dersinin ve İmam Hatip Okullarının din eğitimini kontrol altında tutarak ve dini değerleri topluma yayarak çevremizdeki (IŞİD’i ima ederek) radikalleşmeye karşı bizi koruyacak yegâne yol olduğunu ifade etti.
27 Ağustos 2014
Etyen Mahçupyan'ın 'en hakiki sınavı'nda ne yapmalı?
27 Ağustos 2014
Mahçupyan’ın bu tezini bir takım tarihsel argümanlarla desteklemesinin yanı sıra Yahudi cemaatinin büyük kısmının Sözcü gazetesi okuduğu iddiasına dayandırması biraz şaşkınlık biraz da kızgınlıkla karşılandı. Özellikle İsrail’in Gazze’yi bombaladığı bir dönemde kaleme alınan yazı Yahudi cemaatini öne atmasıyla tahrik edici bulundu, bir de üstüne Erdoğan’ın “Affedersiniz bana daha kötü şeylerle Ermeni dediler” açıklaması gelince yazı iyice açığa düştü.
25 Ağustos 2014
Affedersiniz...
Evrensel Pazar 10 Ağustos 2014
Dikran M. ZENGİNKUZUCU
Geçen hafta içi bir TV röportajında canlı yayında Başbakan’ın ağzından acıklı şekilde “Bana Gürcü, affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyenler oldu” sözleri döküldü.
Tabi Başbakan’ın acısını biz de derinden hissettik…
Bunun için yüzyıllar hatta bin yıllar boyunca bu coğrafyada tüm akınlara, savaşlara, kırımlara, asimilasyona karşın kültürümüzü korumayı başardığımız, bu topraklar üzerinde komşularımızdan farklı ama uyumlu olarak varlığımızı sürdürmekte inat ettiğimiz için affedersiniz…
Affedersiniz atalarımızın “20. yüzyılın başındaki koşullarda tehcir sırasında” kendi kendini kırarak sizi üzüntülere sürüklediği için…
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



