10 Ağustos 2013

Görüş /// 1, 2, 3 Köprü Yetmez…


Yüksek Hızlı Tren yolunda sel ve erozyon tehlikesine karşı ağaçlandırma yapılacakmış (Radikal, 10.08.2013). Demek ki ağaç bir gün herkese lazım olabilirmiş… Gezi parkında ağaç nöbeti tutan darbecilere (1) sabahın beşinde gaz sıkmaya gerek yokmuş… Aslında yol boyu AVM yapsaydık… hem rüzgarı da keser…

Evet, her köprü yapımından önce ortaya çıkan kafası basmayan itirazcılara ben de katıldım…

Başbakanımız 10 yılda Amazon ormanları kadar ağaç diktiğini iddia ede dursun (Sabah 6 Haziran 2013) 3. Köprü için 2 milyon ağacın kesilmesi söz konusu. İstanbul Batıdan Tekirdağ Doğudan Kocaeli ile birleşmişken doğal yaşam alanı olan Kuzey bölgesi de 3. Köprü, yeni Havalimanı gibi projelerle yok edilecek.
 

Yeni rant hareketinin merkezi olacak bu bölgeler. Yapılaşmaya izin verilmeyecek sözlerine bakmayın, Eski İstanbul boşaltılırken yeni şehir bu alanlara kaydırılacak. Eski şehir ise Galataport, Haydarpaşa, Haliçport gibi projelerle yeniden inşa edilecek ve belki de 2020 Olimpiyatları ile yeni İstanbul’un açışı yapılacak. 

3. Köprü’nün aslında bir İstanbul projesi olmadığını hepimiz biliyoruz; Kuzey Karadeniz otoyolunu Avrupa’ya bağlayacak bir geçit. İstanbul düşünülürse böyle bir projeye ilk itiraz eden İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan olmuştur ya da burnundan konuşan belediye başkanı Kadir Topbaş (Yurt Gazetesi, 31 Mayıs 2013).


 
Oysa ki Avrupa emisyon hacmini düşürmek ve çevreyi korumak için RORO’lar ile deniz otobanları kurmakta ve demiryolunu teşvik etmektedir. 3. Köprü ile ilgili hiçbir uzmanın olumlu görüş verdiğini duymadım bugüne kadar ve asıl desteklenen projenin boğazın RORO ile geçilmesi olduğunu biliyoruz (Cumhuriyet, 10 Mayıs 2010, utikad.org.tr). Ancak bu projenin rant yaratma potansiyeli yok…

Üstelik bu inşaatın alelacele ve plansız projesiz bir iş olduğu, daha doğrusu çevre ve tabiat varlıkları ile ilgili prosedürlerin atlatıldığı, gereklerin yerine getirilmediği daha inşaatın başlangıcında yolun değiştirilmesine (T24.com.tr) ve ne yazık ki 200.000 ağacın boşa kesilmesine neden oldu.

Bir de projenin afişlerine bakıldığında her taraf yeşil kalacakmış sanırsınız… yersen….
 

Nükleer santrallar, 3. Köprü, Gebze-İzmir otobanı, Ilısu Barajı gibi dev projelere Çevresel Etki Değerlendirmesi muafiyeti getirilmişti (Radikal, 16 Nisan 2011). Neyse ki Danıştay yürütmeyi durdurdu. Asıl bu projelerin çevreye majör ve geri dönülemez etkileri vardır, asıl bu projeler çevre açısından değerlendirilmelidir ve bu da yetmez halkın görüşüne başvurulmalıdır. Örneğin İtalya, Fransa, İsveç gibi ülkeler nükleer güç santrallerinin kurulmasını halkoylamasına sunmuşlardır. Türkiye de nükleer santraller, HES’ler 3. Köprü vb. büyük projeler hakkında rantçıların değil uzman görüşlerini dikkate almalı, bölge ya da tüm halkın oyuna başvurmalıdır.

Bugünkü Evrensel Gazetesinde Kuzey Ormanları Savunma Grubu’nun bilgilendirici broşürünü yayınladı, size sunuyorum;

 
  • 10 soruda üçüncü köprü


          Gezi direnişi sürecinde forumlardan ortaya çıkan ve kenti ve yaşam hakkını savunan Kuzey Ormanları Savunma Grubu hazırladığı 10 soruda 3’üncü köprü broşürü hazırladı. Broşürde, 3’üncü köprünün yapımı ve sonrasında yaşanacaklar doğa tahribatı ve kent yaşamı ile ilgili sorulara cevap verildi.
 

İki köprünün çözemediği trafiği üçüncü çözer mi?

Köprüler trafiği azaltmıyor aksine kendi trafiğini yaratıyor çünkü taşıdıkları yolcu değil araç. 1. Köprü açıldıktan sonra Boğaz’ı geçen insan sayısı yüzde 4 artarken Boğaz’ı geçen araç sayısı yüzde 200 arttı. İkinci köprünün açılışından bu güne kadar Boğaz’dan geçen insan sayısı yüzde 170 artarken araç sayısı yüzde 1180 arttı.

Transit geçişlerin üçüncü köprüye kaydırılması İstanbul trafiğini rahatlatır mı?

Bu gerekçe doğru değil. Çünkü 3. Boğaz Köprüsü’nün yapımına gerekçe gösterilen transit trafiğin boğaz geçişlerindeki payı sadece yüzde iki/üç

Köprülerdeki bunaltıcı trafiğin sebebi nedir?

Kentte toplu taşımacılığa gereken önemin verilmemesi. Yolcuların yüzde 63’ünü taşıyan toplu taşıma araçlarının köprü trafiğindeki payı yüzde 10. Yolcuların yüzde 37’isini taşıyan özel araçların köprü trafiğindeki payı yüzde 90.

3. Köprü sadece Sarıyer ve Beykoz ilçelerinde yaşıyanları mı etkiler?

3. Köprü İstanbul’un plansız ve sağlıksız bir biçimde kuzeye doğru genişlemesini teşvik eder, planlanmamış nüfus artışına ve yapılaşmaya yol açar.

3. Köprü İstanbul’da yaşayanları nasıl etkiler?

3. Köprü kentin kuzeyinde yoğunlaşan son doğal yaşam alanları üzerinde geri dönülmez yıkıcı sonuçlar yaratacak. Köprünün yapımı sırasında 2 milyon ağaç kesilecek. 3. Köprü’yle birlikte İstanbul ormanlarının üçte biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Seller yaygınlaşacak; içme suyu havzalarının kirlenmesi ve erezyonla birlikte barajlardaki su oranı düşecek; geçimini ormandan sağlayan çok sayıdaki orman köylüsü yoksullaşacak; hava kirliliği artacak ve yaban hayatı daha da tahrip olacak.

3. Köprü sadece İstanbul’u mu etkiler?

3. Köprü Marmara Bölgesi’nin tamamını etkileyecek olan Kuzey Otoyolu projesinin bir parçası. Bu otoyol Kocaeli ve Çatalca havzalarındaki birinci sınıf verimli tarım topraklarının ve su havzalarının da tahribi ve yağmalanması anlamına gelecek.

3. Köprünün rantını kim yiyiyor?

Büyük inşaat şirketleri, arazi spekülatörleri, bankalar, petrol devleri, otomotiv şirketleri. Olağanüstü yetkiler yaratan kentsel dönüşüm yasasıyla birlikte, İstanbul’da 250 bin yapının yıkılması planlanıyor. Daha şimdiden köprü güzergahı üzerindeki araziler el değiştirerek büyük sermaye grupları tarafından alınıyor.

3. Köprüyü savunan bilim insanı var mı?

Bugüne kadar hiçbir bilim insanı, bilimsel kurum ya da meslek örgütü 3. Köprü’nün İstanbul için bir ihtiyaç olduğunu savunmadı. Aksine 3. Köprü’nün İstanbul’a vereceği zararlar bilimsel açıdan kanıtlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan bilim insanları ve mühendisler tarafından hazırlanan kentleşme planında bile 3. Köprü kente karşı bir tehdit olarak belirlendi.

Ulaşım sorununu çözmek için köprü yerine neler yapılmalıdır?

İki yaka arasında daha dengeli bir nüfus dağılımı yaratılmalıdır. Toplu taşımacılığın kalitesi artırılarak özel araç kullanımını caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Ayrıca İstanbul’da özellikle Boğaz geçişlerinde deniz, toplu ulaşım için başta gelen hızlı, etkin, rahat ve düşük maliyetli seçeneklerden biridir. Ancak iki yaka arasındaki toplu ulaşımda deniz ulaşımının payı düşük.

Peki niye bu ısrar?

3. Köprü İstanbul’un kuzeyinde planlanan yeni şehir, 3. havalimanı, ve Kanal İstanbul gibi pek çok kentsel rant projesine hizmet etmesi için yapılmaktadır. Bu bakımdan 3. Köprü projesi bir ulaşım projesi değildir. (İstanbul/EVRENSEL)

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder