21 Nisan 2014







20 Nisan 2014



Gelme Doktor Çarası Yoktur…
Dikran M. Zenginkuzucu
Der Zor çöllerinde yaralı çoktur
Gelme Doktor gelme çarası yoktur
Bir Allah'tan gayrı heç kimsem yoktur
(Milletin) uğruna giden ermeni…
Der Zor çöllerinde bayıldım kaldım
Harçlığım tükendi evladım sattım
Ana ben bu candan bıktım usandım
(Milletin) uğruna giden ermeni

Tüm ağıtlar acıdır, vicdanımıza dokunur.
Ancak öyle bir ağıt düşünün ki bir halk aç susuz çöllere düşmüş, belki kurtulur diye çocuğunu yabancılara emanet etmiş…
O denli bir vahşet ve çaresizlik içinde ki canından ümidi kalmamış, “aman” dileyeceğine artık doktora “gelme faydası yok” diyor…
Kim derdi ki bu halk daha birkaç yıl önce, 1913’de bugünkü Gezi Parkı’nın yerinde İstanbul Taksim Gazinosu bahçesinde Ermeni alfabesinin 1500üncü ve ilk Ermeni kitabının basımının 400üncü yılını kutlarken onur davetlileri Talat Paşa, Cemal Paşa, Enver Paşa idi…
Ve kim derdi ki dönemin önde gelen Ermeni yazarı ve aydını, aynı zamanda da Mebus Krikor Zohrab o kutlamadan iki yıl sonra inandığı ve güvendiği İttihatçı Paşaların emriyle Haydarpaşa’dan trene bindirilen ve bir daha dönmeyen 220 aydının içerisinde olacaktı…